translation
dict |
---|
{
"en": "Key words: : Criminalistics, Administration, Criminal Police Laboratory, Crime Scene Investigation and Identification, Bomb Disposal and Investigation",
"tr": "Anahtar Kelimeler: Kriminalistik, Yönetim, Kriminal Polis Laboratuvarı, Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit, Bomba İmha ve İnceleme"
}
|
{
"en": "Hemachromatosis (HFE) gene is a transmembrane protein.",
"tr": "Hemakromatozis (HFE) geni bir transmembran proteinidir."
}
|
{
"en": "This gene interacts with β2 microglobulin and plays role in regulation of absorbing intestinal iron by linking up transiron receptor (TR).",
"tr": "Bu gen β2 mikroglobulinle etkileşime girer ve transferin reseptörüne (TR) bağlanarak intestinal demir emiliminin düzenlenmesinde görev almaktadır."
}
|
{
"en": "Hfe gene is also expressed cells sinsitotrofoblast in the placenta.",
"tr": "HFE geni ayrıca plasentanın sinsitotrofoblast hücrelerinde sentezlenmektedir."
}
|
{
"en": "It is mentioned many polymorphism in HFE gene.",
"tr": "HFE geninde birçok polimorfizmden söz edilmektedir."
}
|
{
"en": "The most seen polymorphism are H63D and C282Y.",
"tr": "Bunlardan en çok karşılaşılanı H63D ve C282Y polimorfizmleridir."
}
|
{
"en": "In thıs study, new given birth 93 mother's placenta and blood samples were used.",
"tr": "Çalışmada yeni doğum yapmış 93 annenin kan örneği ve plasenta örnekleri kullanılmıştır."
}
|
{
"en": "H63D gene polymorphism of mother's blood samples was determined and the relationship between placental lead levels have investigated.",
"tr": "Annelerin kan örneklerindeki H63D gen polmorfizmi belirlenerek plasenta kurşun düzeyleri arasındaki ilişki araştırılmıştır."
}
|
{
"en": "In our study group of 93 mothers frequency of H63D single nucleotides polymorphism, ıt is determined that 75,3% homozygote typical (HH), 26,3% heterozygote (HD), 1,1% homozygote atypical(DD).",
"tr": "Çalışma grubumuzdaki 93 annenin H63D tek nükleotid gen polmorfizmi frekansı, %75,3 homozigot tipik (HH), %23,6 heterozigot (HD) ve %1,1 homozigot atipik (DD) olarak belirlenmiştir."
}
|
{
"en": "While 70 mothers with HH have level of 7,97 ±2,84 ppb placental lead, 23 mothers with HD+DD have level of 11,32±4,96 ppb placental lead.",
"tr": "HH genotipine sahip 70 annenin plasentalarındaki kurşun düzeyi 7,97 ±2,84 ppb iken, HD+DD genotipine sahip 23 annenin plasentalarındaki kurşun düzeyi 11,32±4,96 ppb olarak tespit edilmiştir."
}
|
{
"en": "Mothers who have polymorphic hfe gene have high level of lead in their placenta, thinking of this high level, fetus will be more risky situation face to lead toxicity.",
"tr": "HFE geni polimorfik olan annelerin plasentalarındaki kurşun düzeyindeki bu yüksekliğin, fötusları da kurşun toksisitesine karşı daha riskli duruma getireceği düşünülmektedir."
}
|
{
"en": "Key words: HFE gene polimorfizm, lead, maternal blood, placenta",
"tr": "Anahtar kelimeler : HFE gen polimorfizmi, kurĢun, maternal kan, plasenta"
}
|
{
"en": "Introduction and Purpose: Violence, that is one of the social uncontrolled case of our society, has been effecting all jobs, age and ethnic groups and available in the life of all nations.",
"tr": "Giriş ve Amaç: Şiddet; bütün ulusların yaşamında olan, bütün sosyal meslekleri, yaş ve etnik grupları etkileyen çağımız toplumunun en kontrol dışı sosyal olgularından biridir."
}
|
{
"en": "A comprehensive study researching violence against to physician and physicians opinion on this subject was thought to be useful in the medium of availability of the violence news against to physician on the media almost every day, being comprised of the perception of increasing violence against to physician and having the data of showing increase of violence directed to physician in our hand.",
"tr": "Hemen her gün hekime yönelik şiddet haberlerinin medyada yer bulduğu, hekime yönelik şiddetin arttığı algısının oluştuğu, bunun ötesinde hekime yönelik şiddetin arttığını gösteren verilerin elimizde olduğu bir ortamda, hekime yönelik şiddeti ve hekimlerin bu konudaki düşüncelerini araştıran kapsamlı bir çalışmanın faydalı olacağı düşünülmüştür."
}
|
{
"en": "Material and Method: 8 (eight) different group consisting teaching staff, specialist, student of specialization family physician, physician of society health, physician of emergency and physician of 112 calling center were taken basis with the aim of representation of all groups of physicians in Samsun, questionnaire application technique was used for this study.",
"tr": "Materyal ve Metod: Samsun ili genelinde doktorların her kesiminin temsili amacıyla öğretim üyesi, uzman, uzmanlık öğrencisi, aile hekimi, toplum sağlığı hekimi, acil hekimi, 112 hekimi ve diğer olmak üzere 8 (sekiz) farklı grup baz alınmış olup, çalışma için anket uygulama tekniği kullanılmıştır."
}
|
{
"en": "865 Physicians participated to our study.",
"tr": "Çalışmamıza 865 hekim katılmıştır."
}
|
{
"en": "Obtained data were analyzed by recording and using package statistical program of Statistical Package For Social Sciences.",
"tr": "Elde edilen veriler kaydedilerek, paket istatistik programı Statistical Package for Social Sciences (SPSS) 13.0 kullanılarak analiz edilmiştir."
}
|
{
"en": "Findings: 342 (%39,5) of 865 physicians participating to the study are women, 523 (%60,5) of participants are men, 587 (%67,5) of participant physicians were engaged in violence once along their working life because of their profession.",
"tr": "Bulgular: Çalışmaya katılan toplam 865 hekimin 342'si (%39,5) kadın, 523'ü (%60,5) erkektir."
}
|
{
"en": "Violence type mostly met was emotional, oral and found to have been engaged by patient relatives and men.",
"tr": "En çok karşılaşılan şiddet tipi duygusal ya da sözel şiddet olup şiddetin en fazla hasta yakınları ve erkekler tarafından uygulandığı bulunmuştur."
}
|
{
"en": "Rejection of unjust wishes was primarily found (%42,7) amongst the reasons of violence, %24 of Physicians was seen to have conveyed the violence case to the judicial authorities.",
"tr": "Haksız isteklerin reddedilmesi şiddet nedenleri arasında ilk sırada (%42,7) bulunmuş, hekimlerin sadece %24'ünün şiddet olayını adli makamlara ilettiği görülmüştür."
}
|
{
"en": "Discussion and Result: Violence directed to physician is multi-directional, multi-dimensional problem mostly seeing amongst all the physicians all kind of health institutions, damaging the reliance between physician and patient, causing Physicians wasting their energy necessary to spend for community and patient health.",
"tr": "Tartışma ve Sonuç: Hekime yönelik şiddet her türlü sağlık kurumunda tüm hekimler arasında sık görülen, hekim hasta arasındaki güvene zarar veren, kurumların ve hekimlerin toplum ve hasta sağlığı için harcaması gereken enerjisini boşa harcamasına sebep olan, çok yönlü, çok boyutlu önemli bir sorundur."
}
|
{
"en": "Abstract Violence is a phenomenon encountered in all areas of life and from the first ages, it has been used as a method to dominate the others.",
"tr": "Özet Şiddet yaşamın her alanında karşılaşılan ve ilk çağlardan beri, diğerlerini kontrol altına alma amaçlı kullanılan bir yöntem olmuştur."
}
|
{
"en": "Workplace violence, an important type of it, seems to be more common in some occupations.",
"tr": "Şiddetin önemli bir türü olan işyerinde şiddet, bazı mesleklerde daha yaygın görülmektedir."
}
|
{
"en": "The studies show that some sectors' workers are open to physical and verbal violence because of their workplace conditions.",
"tr": "Çalışmalar göstermiştir ki; çalışma şartları nedeniyle bazı sektör çalışanları, fiziksel ve sözel şiddete açık bir konumdadırlar."
}
|
{
"en": "While doing their job, police officers are exposed to a large number of attacks and the costs of these are not only the personal, but also institutional and national.",
"tr": "Polis görevini yaparken, çok sayıda saldırı eylemine maruz kalmakta, bu eylemlerinde yalnızca kişisel değil, aynı zamanda kurumsal ve ülkesel maliyetleri bulunmaktadır."
}
|
{
"en": "Some of which are lost work time, insurer, compensation and treatment costs.",
"tr": "Bu maliyetlerden bazıları kayıp işgücü, sigorta, tazminat ve tedavi giderleridir."
}
|
{
"en": "The study results showed that all kinds of physical and verbal violence is used against police officers and almost all of the officers has a violence history.",
"tr": "Araştırma sonuçları, fiziksel ve sözel şiddetin bütün türlerinin polise yönelik şiddetin konusu olduğunu ve neredeyse bütün çalışanların bir şiddet geçmişi bulunduğunu göstermiştir."
}
|
{
"en": "Despite the high rate of violence victimization, complaining level is too low.",
"tr": "Yüksek orandaki şiddet mağduriyetine rağmen, şikayet oranları oldukça düşük seyretmektedir."
}
|
{
"en": "Keywords: Police, violence, violence at work, violence victimization, Istanbul",
"tr": "Anahtar Kelimeler: Polis, şiddet, işyerinde şiddet, şiddet mağduriyeti, İstanbul"
}
|
{
"en": "In our study, plain radiographs of the wrist, obtained from total of 912 patients who applied to Ankara University, Faculty of Dentistry, Department of Orthodontics in 1974 (234 boys and 251 girls between 12 and 15 years of age) and in 2013 (203 boys and 224 girls between 10 and 16 years of age), were analyzed by two radiologists to determine the compatibility and similarity of the standards of bone age atlases used in our country with the chronological ages of our subjects.",
"tr": "Çalışmamızda, Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalı Polikliniğine 1974 (12-15 yaş arası 234 erkek, 251 kız) ve 2013 (10-16 yaş arası 203 erkek, 224 kız) yıllarında tedavi amaçlı başvuran toplam 912 bireyin el bileği grafileri iki ayrı araştırmacı tarafından incelenerek, ülkemizde kullanılmakta olan iki önemli kemik yaşı atlasının standartlarının, vakalarımızın kronolojik yaşlarıyla benzerliği ve uyumluluğu incelenmiştir."
}
|
{
"en": "Our aim is to contribute to the fund of knowledge in this field in our country.",
"tr": "Amacımız ülkemizin bu konudaki bilgi birikimine katkıda bulunmaktır."
}
|
{
"en": "In our study, mean skeletal age was advanced (0.11 – 4.8 months, maximum difference at age of 13) in girls aged 12 to 15 years except for 14 years (0.18 months delay) according to atlas of G–P in radiographs of the year 1974, and differences were significant at 14, 15 ages (Table 3). According to G-P atlas, mean skeletal ages in radiographs obtained in 2013 were advanced in all girls aged 10 to 16 years (3.65 – 18.9 months, maximum difference at age of 14) and differences were significant at 10, 12, 13, 14, 15 and 16 ages except 11 (Table 6).",
"tr": "Bizim çalışmamızda 1974 yılı grafilerinde G-P atlasına göre 12-15 yaş arası hemen hemen tüm kızlarda ortalama iskelet yaşı 14 (0,18 ay geride) yaş hariç ileridedir (0.11–4.8 ay, en çok fark 13 yaşta) ve farklılıklar 14 ile 15 yaşlarda anlamlıdır (Tablo 3)."
}
|
{
"en": "Mean skeletal age was delayed (7.68–15 months, maximum difference at age of 14) almost for all ages and differences were significant for boys (Table 4). Mean skeletal ages were delayed in boys at 11, 12, 14 and 16 ages (1.43–8.67 months, maximum difference at age of 16) and advanced in boys at 10, 13 and 15 ages (0.63–5.18 months, maximum difference at age of 10).",
"tr": "Erkek çocuklarda ortalama iskelet yaşı tüm yaşlarda gecikme göstermiştir (7.68–15.00 ay, en çok fark 14 yaşta) ve bu gecikme anlamlı bulunmuştur (Tablo 4)."
}
|
{
"en": "According to G-P atlas, mean skeletal ages in radiographs obtained in 2013 were advanced in all girls aged 10 to 16 years (3.65 – 18.9 months, maximum difference at age of 14) and differences were significant at 10, 12, 13, 14, 15 and 16 ages except 11 (Table 6). Mean skeletal ages were delayed in boys at 11, 12, 14 and 16 ages (1.43–8.67 months, maximum difference at age of 16) and advanced in boys at 10, 13 and 15 ages (0.63–5.18 months, maximum difference at age of 10).",
"tr": "2013 yılı grafilerinde ise G-P atlasına göre 10-16 yaş arası tüm kızlarda ortalama iskelet yaşı ileridedir (3,65–18,93 ay, en çok fark 14 yaşta) ve farklılıklar 11 yaş hariç 10,12,13,14,15 ve 16 yaşlarda anlamlıdır (Tablo 6)."
}
|
{
"en": "Mean skeletal ages were delayed in boys at 11, 12, 14 and 16 ages (1.43–8.67 months, maximum difference at age of 16) and advanced in boys at 10, 13 and 15 ages (0.63–5.18 months, maximum difference at age of 10). According to G-P atlas, mean skeletal ages in radiographs obtained in 2013 were advanced in all girls aged 10 to 16 years (3.65 – 18.9 months, maximum difference at age of 14) and differences were significant at 10, 12, 13, 14, 15 and 16 ages except 11 (Table 6).",
"tr": "Erkek çocuklarda ortalama iskelet yaşı 11,12,14 ve 16 yaşlarda gecikme göstermiş (1,43–8,67 ay, en çok fark 16 yaşta) 10,13 ve 15 yaşlarda ise ileride (0,63–5,18 ay, en çok fark 10 yaşta) bulunmuştur."
}
|
{
"en": "However, the difference between mean ages was not significant (p>0.05). But, the difference between mean ages was not found to be significant (p>0.05).",
"tr": "Ancak yaş ortalamaları arasındaki fark anlamlı bulunamamıştır (p>0.05), (Tablo 7)."
}
|
{
"en": "In our study, mean skeletal ages in radiographies in the year 1974 were advanced in girls at all ages according to Gök Atlas (17.02–22.63 months) and significant at all ages. In the radiographies obtained in 2013, mean skeletal ages were advanced in girls aged 10 to 16 years according to Gök Atlas (23.65–40.43 months), and it was significant for all age groups.",
"tr": "Çalışmamızda 1974 yılı grafilerinde Gök Atlasına göre 12-15 yaş arası tüm kızlarda ortalama iskelet yaşı ileridedir (17,02–22,63 ay) ve tüm yaşlarda anlamlıdır."
}
|
{
"en": "A significant correlation was observed in children at ages 14 and 15 (Table 15).",
"tr": "14 ve 15. yaşındakilerde hesaplanan ilişki anlamlı bulunmuştur (Tablo 15)."
}
|
{
"en": "Mean skeletal ages were advanced for all age groups in boys (1.16–5.54 months) except for 14 years where it was delayed (1.53 months).",
"tr": "Erkek çocuklarda ortalama iskelet yaşı 14 yaş hariç ileride (1,16–5,54 ay) 14 yaş da ise geride (1,53 ay) bulunmuştur."
}
|
{
"en": "However, the difference between mean ages was not significant (p>0.05). But, the difference between mean ages was not found to be significant (p>0.05).",
"tr": "Ancak yaş ortalamaları arasındaki fark anlamlı bulunamamıştır (p>0.05)."
}
|
{
"en": "It was found a negative correlation at 12 years of age.",
"tr": "12 yaşındakilerde negatif yönlü bir ilişki bulunmuştur."
}
|
{
"en": "However, the calculated correlation was found to be significant at 14 years (Table 15).",
"tr": "14 yaşındakilerde hesaplanan ilişki anlamlı bulunmuştur (Tablo 15)."
}
|
{
"en": "In the radiographies obtained in 2013, mean skeletal ages were advanced in girls aged 10 to 16 years according to Gök Atlas (23.65–40.43 months), and it was significant for all age groups. In our study, mean skeletal ages in radiographies in the year 1974 were advanced in girls at all ages according to Gök Atlas (17.02–22.63 months) and significant at all ages.",
"tr": "2013 yılı grafilerinde ise Gök Atlasına göre 10-16 yaş arası tüm kızlarda ortalama iskelet yaşı ileridedir (23,65–40,43 ay) ve tüm yaşlarda anlamlıdır."
}
|
{
"en": "Analysis of correlation coefficients indicates low positive correlation for 10,12,13,14 and 15 years of age.",
"tr": "Korelasyon katsayıları değerlendirildiğinde 10,12,13,14 ve 15 yaş gruplarında düşük düzeyde pozitif yönlü ilişkiler gözlenmiştir."
}
|
{
"en": "The findings in relation to children aged 11 and 16 years are near to zero, so there will be no linear relation (Table 16).",
"tr": "11 ve 16 yaşındakilerde bulgular sıfıra yakın bir ilişkinin varlığı, bir başka deyişle ilişkinin olmadığı yönündedir (Tablo 16)."
}
|
{
"en": "Mean skeletal ages were advanced in boys at all ages (8.74–18.93 months).",
"tr": "Erkek çocuklarda ortalama iskelet yaşı tüm yaşlarda ileride bulunmuştur (8,74–18,93 ay)."
}
|
{
"en": "Also, the difference between mean ages was found to be significant (p<0.05). However, the difference between mean ages was not significant (p>0.05).",
"tr": "Yaş ortalamaları arasındaki fark anlamlı bulunmuştur (p<0.05)."
}
|
{
"en": "Our cases mature much earlier compared to the standards published in both atlases, and the predictions of G-P Atlas is better than that of Gök Atlas for chronological ages.",
"tr": "Vakalarımız genelde her iki atlastaki standartlara göre daha erken olgunlaşmaktadır; kronolojik yaşlarına G-P Atlası kestirimlerinin uyumluluğu Gök Atlası kestirimlerinden daha iyidir."
}
|
{
"en": "The computed correlation coefficients range between 0.882-1.000 in both groups of radiographies obtained in 1974 (0.951-1.000 for girls and 0.882-0.997 for boys) and in 2013 (0.952-1.000 for girls and 0.936-0.992 for boys).",
"tr": "İki araştırmacı arasında 1974 (kızlarda 0,951-1,000 erkeklerde, 0,882-0,997) ve 2013 (kızlarda 0,952-1,000 erkeklerde 0,936-0,992) yıllarına ait her iki grupta da bilgisayarlı korelasyon katsayıları 0.882-1.000 arasındadır."
}
|
{
"en": "In other words, there is a significant relationship between age estimates made by the dentists according to Greulich-Pyle method and those made by researchers (p<0.01).",
"tr": "Bir başka deyişle, Greulich-Pyle metoduna göre diş hekiminin yapmış olduğu kemik yaşı kestirimleri ile araştırmacının yapmış olduğu kemik yaşı kestirimleri arasında yüksek önemli bir ilişki söz konusudur (p<0.01)."
}
|
{
"en": "Keywords: Age estimation; Bone age; Skeletal maturation; Turkish children; G–P method; Şemsi Gök method",
"tr": "Anahtar kelimeler: Yaş tahmini; Kemik yaşı; İskelet matürasyonu; G–P Metodu; Türk çocukları; Şemsi Gök Metodu"
}
|
{
"en": "The purpose of this study is to examine attachment style of hospitalized patients with Anorexia Nervosa.",
"tr": "Bu araştırmanın amacı, Anoreksiya Nervoza hastalarının bağlanma stillerini incelemektir."
}
|
{
"en": "As well as, it aims to investigate depression and suicidal behav-ior in these patients and reveal correlations parallel to the attachment style.",
"tr": "Bunun yanında bağlanma stillerine paralel olarak bu hastalardaki depresyon ve intihar davranışını araştırmak ve korelasyonunu ortaya çıkarmaktır."
}
|
{
"en": "This study also intend to examine depression and anxiety characteristics of pa-tients who were hospitalized at a psychiatric clinic with a diagnosis of Anorexia Nervosa, besides their attachment style that they have established in close relationships.",
"tr": "Anoreksiya Nervoza tanısı almış, bir psikiyatri kliniğinde yatarak tedavi gören hastaların yakın ilişkilerinde kurdukları bağlanma biçemlerinin ve depresyon-anksiyeteyle bağlantısının incelenmesi amaçlanmıştır."
}
|
{
"en": "In addition, it aims to detirmine depression-anxiety experienced level also suicidal thoughts, plans and attempts degree depending on depth.",
"tr": "Buna ek olarak yaşanan depresyonun-anksiyetenin düzeyine ve derinliğine bağlı olarak da intihar düşünceleri, planları ve girişimlerinin derecesi belirlenmeye çalışılmıştır."
}
|
{
"en": "To this end, 20 female patients who were diagnosed with Anorexia Nervosa and 30 women that were not diagnosed with any psychiatric disorder subjects were compared with each other in terms of the above-mentioned variables.",
"tr": "Bu amaçla Anoreksiya Nervoza tanısı almış ve tedavisi devam etmekte olan 20 kadın hasta ile herhangi bir ruhsal bozukluk tanısı almamış 30 kadın denek bahsedilen değişkenler açısından karşılaştırılmıştır."
}
|
{
"en": "The control group was obtained by appropriate sampling path.",
"tr": "Kontrol grubu uygun örnekleme yolu ile elde edilmiştir."
}
|
{
"en": "The scales used to comparison; Adult Attachment Scale(AAS)Family Assessment Scale(FAS), Hamilton Depression Rating Scale (HDRS), Hamilton Rating Scale for Anxiety (HAM-A) and Eating Attitudes Test 40 (EAT-40) and Demographic Infor-mation Form.",
"tr": "Karşılaştırma için kullanılan ölçekler Erişkin Bağlanma Biçemi Ölçeği (EBBÖ), Aile Değerlendirme Ölçeği (ADÖ), Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği (HDDÖ), Hamilton Anksiyete Derecelendirme Ölçeği (HADÖ) ve Yeme Tutumu Testi 40 (YTT-40) ve Demografik Bilgi Formudur."
}
|
{
"en": "According to the results of the study, it has been determined differences in at-tachment styles between hospitalized patients with Anorexia Nervosa and the control subjects without any psychiatric diagnosis.",
"tr": "Araştırmanın sonuçlarına göre Anoreksiya Nervoza hastaları ile herhangi bir ruhsal bozukluk tanısı almamış Kontrol Grubu denekleri arasında bağlanma biçemleri açısından farklılık tespit edilmiştir."
}
|
{
"en": "However, in terms of self-harm behavior, sui-cidal thoughts, plans and attempts, it hasnot ben found a significant difference between patient and control groups.",
"tr": "Ancak kendine zarar verme davranışı, intihar düşüncesi, planı ve girişiminde bulunma açısından Hasta ve Kontrol Gruplarının arasında anlamlı bir farklılaşma tespit edilmemiştir."
}
|
{
"en": "Chronic arsenic exposure play a role in the development of many diseases.",
"tr": "Kronik arsenik maruziyeti birçok hastalığın gelişiminde rol oynamaktadır."
}
|
{
"en": "Thus, the excretion of arsenic to be exposed with drinking water or by occupationally through urine and/or in bile and the accumulation of less arsenic in body are very important to prevent arsenic exposure-related diseases.",
"tr": "Bu nedenle, içme suyuyla ya da mesleksel olarak sürekli maruz kalınan arseniğin idrar ve/veya safra yoluyla büyük oranda vücuttan atılması ve dolayısıyla vücutta biriken arsenik miktarının mümkün olduğunca az olması, arsenik maruziyeti nedeniyle ortaya çıkabilecek hastalıkların ve kanserin önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır."
}
|
{
"en": "In this study, the aim was to determine the effect of some gene polymorphisms of genes encoding GSTP1 producing arsenic-glutathione conjugates and MRP1 and MRP2 transporting these arsenic-glutathione conjugates on blood, hair and urine arsenic levels in 95 Turkish smelter workers.",
"tr": "Bu çalışmada ülkemizde metalle ilgili işyerlerinde çalışan 95 işçinin kan, saç ve idrar arsenik düzeyine, arseniğin taşınmasında rol oynayan MRP1 ve MRP2 proteinleri ile bu proteinlerin taşıyabileceği arsenik-glutatyon bileşiklerinin oluşmasında görev alan GSTP1 enzimini kodlayan genlerdeki polimorfizmlerin etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır."
}
|
{
"en": "In the first part of this study, arsenic concentrations of blood, hair and urine samples of 95 workers were measured by Graphite Furnace Atomic Absorption Spectroscopy (GFAAS) with Zeeman correction.",
"tr": "Çalışmanın ilk kısmında, 95 işçiye ait kan, saç ve idrar arsenik konsantrasyonları Zeeman zemin düzeltme sistemli Grafit Fırınlı Atomik Absorpsiyon Spektroskopi (GFAAS) yöntemi ile ölçülmüştür."
}
|
{
"en": "In the second part of the study, MRP1 G1666A, MRP2 G4544A ve GSTP1 Ile105Val single nucleotide polymorphisms were investigated by Polymerase Chain Reaction-Restriction Fragment Lenght Polymorphism (PCR-RFLP) method and the effects of these single nucleotide polymorphisms on blood, hair and urine arsenic levels were statistically analysed. In conclusion, this study indicated that MRP1 G1666A, MRP2 G4544A ve GSTP1 Ile105Val single nucleotide polymorphisms are associated with especially blood and urine arsenic levels.",
"tr": "İkinci kısımda ise, MRP1 G1666A, MRP2 G4544A ve GSTP1 Ile105Val tek nükleotit polimorfizmleri Polimeraz Zincir Reaksiyonu- Restriksiyon Fragman Uzunluk Polimorfizmi (PCR-RFLP) yöntemi ile belirlenmiş ve bu tek nükleotit polimorfizmlerinin kan, saç ve idrar arsenik düzeylerine etkisi istatistiksel olarak analiz edilmiştir."
}
|
{
"en": "As a result of statistical analysis, it was detected that there was a relationship between MRP1 1666A variant genotype and lower urine and, higher blood and hair arsenic levels; between MRP2 G4544 wild type genotype and lower blood, hair and urine arsenic levels; and between GSTP1 105Val variant genotype and higher blood and lower urine arsenic levels. In the second part of the study, MRP1 G1666A, MRP2 G4544A ve GSTP1 Ile105Val single nucleotide polymorphisms were investigated by Polymerase Chain Reaction-Restriction Fragment Lenght Polymorphism (PCR-RFLP) method and the effects of these single nucleotide polymorphisms on blood, hair and urine arsenic levels were statistically analysed.",
"tr": "İstatistiksel analizler sonucunda, MRP1 1666A varyant genotiplerinin düşük idrar, yüksek kan ve saç arsenik düzeyi ile; MRP2 G4544 normal genotiplerinin düşük kan, saç ve idrar arsenik düzeyi ile; GSTP1 105Val varyant genotiplerinin ise yüksek kan ve düşük idrar arsenik düzeyi ile ilişkisinin olduğu belirlenmiştir."
}
|
{
"en": "In conclusion, this study indicated that MRP1 G1666A, MRP2 G4544A ve GSTP1 Ile105Val single nucleotide polymorphisms are associated with especially blood and urine arsenic levels. In the second part of the study, MRP1 G1666A, MRP2 G4544A ve GSTP1 Ile105Val single nucleotide polymorphisms were investigated by Polymerase Chain Reaction-Restriction Fragment Lenght Polymorphism (PCR-RFLP) method and the effects of these single nucleotide polymorphisms on blood, hair and urine arsenic levels were statistically analysed.",
"tr": "Sonuç olarak, çalışmamız, MRP1 G1666A, MRP2 G4544A ve GSTP1 Ile105Val tek nükleotit polimorfizmlerinin özellikle kan ve idrar arsenik düzeyleri üzerinde etkisi olduğunu göstermiştir."
}
|
{
"en": "DNA recovery from samples that undergo postmortem decay, taken from different environmental conditions enable the usage of genetic information from past.",
"tr": "Farklı çevre koşullarına maruz kalmış ve zamanla postmortem bozunmaya uğramış örneklerden DNA elde edilmesi geçmişten günümüze aktarılan genetik bilginin kullanımına olanak sağlamaktadır."
}
|
{
"en": "In forensic genetics studies, determination of exact DNA amount which is obtained from hard tissues as tooth and bone is the most critic part of study before PCR analysis.",
"tr": "Adli genetik çalışmalarında, kemik ve diş gibi sert dokulardan elde edilen DNA ile yapılan PCR çalışmalarından önce DNA miktarının doğru bir şekilde belirlenmesi çalışmanın en kritik noktasını oluşturmaktadır."
}
|
{
"en": "Commercial kits that are used to obtain genetic profile are preferred because of their properties such as ease of application, suitability of automation, amplification of 15-16 loci in a short time and one PCR reaction, especially having a high discrimination of power.",
"tr": "Genetik profil elde etmek için geliştirilen çok lokuslu ticari kitler; kullanım kolaylığı, otomasyona uygunluğu, kısa zamanda ve tek bir PCR ile 15-16 DNA bölgesini çoğaltmaları ve özellikle yüksek ayrım gücüne sahip olmaları bakımından tercih edilmektedir."
}
|
{
"en": "In this study, 35 human bones that are taken from Van-Yoncatepe necropolis excavation were used to compare 5 STR systems (AmpFℓSTR® Identifiler®, AmpFℓSTR® Minifiler™, AmpFℓSTR® SGM Plus®, Investigator™, Hexaplex ESS, AmpFℓSTR® NGM SElect™), in order to determine availability of these kits for degraded samples and present the best system for forensic studies.",
"tr": "Çalışmada, materyal olarak seçilen 2002 yılında Van-Yoncatepe nekropolü kazısından çıkarılmış 35 adet insan kemik örneklerinde, genetik tiplendirmede kullanılan STR sistemlerinin (AmpFℓSTR® Identifiler®, AmpFℓSTR® Minifiler™, AmpFℓSTR® SGM Plus®, Investigator™, Hexaplex ESS, AmpFℓSTR® NGM SElect™) karşılaştırılması, bu kitlerin oldukça degrade örnekler için uygunluğunun belirlenmesi ve en başarılı sistemin adli çalışmalar için sunulması amaçlanmıştır."
}
|
{
"en": "DNA extraction from bone samples were performed by silica-based method.",
"tr": "Kemik örneklerinden DNA izolasyonu silika temeline dayalı yöntem ile gerçekleştirilmiştir."
}
|
{
"en": "Genotype typing was made on the genomic DNA determined samples by using 5 STR systems.",
"tr": "qPCR yöntemi ile genomik DNA belirlenen örneklerde 5 adet STR kiti kullanılarak genotip tayini yapılmıştır."
}
|
{
"en": "According to these evaluations, the following AmpFℓSTR® NGM SElect™, AmpFℓSTR® MiniFiler™, AmpFℓSTR® Identifiler®, AmpFℓSTR® SGM Plus®, Investigator™ Hexaplex ESS kits have shown multiple reliable loci on 6, 5, 4, 3, 2 samples respectively. In this study, 35 human bones that are taken from Van-Yoncatepe necropolis excavation were used to compare 5 STR systems (AmpFℓSTR® Identifiler®, AmpFℓSTR® Minifiler™, AmpFℓSTR® SGM Plus®, Investigator™, Hexaplex ESS, AmpFℓSTR® NGM SElect™), in order to determine availability of these kits for degraded samples and present the best system for forensic studies.",
"tr": "Buna göre; AmpFℓSTR® NGM SElect™ kiti ile 6 örnekte, AmpFℓSTR® MiniFiler™ kiti ile 5 örnekte, AmpFℓSTR® Identifiler® kiti ile 4 örnekte, AmpFℓSTR® SGM Plus® kiti ile 3 örnekte, Investigator™ Hexaplex ESS kiti 2 örnekte güvenilir lokuslar elde edilmiştir."
}
|
{
"en": "Amplicon sizes of obtained loci were between 86-409 bp.",
"tr": "Elde edilen bu lokuslar amplikon boyutu 86-409 bç aralığındadır."
}
|
{
"en": "In this study, STR analyses on bones that are about 3000 years old and the used method contribute greatly to molecular archeology studies and forensic sciences in terms of work on degraded samples and especially bone samples.",
"tr": "Bu çalışmada, yaklaşık 3000 yıllık kemikler kullanılarak yapılan STR analizleri ve kullanılan yöntemler bozunmuş örneklerle, özellikle kemik örnekleriyle yapılan çalışmalar açısından adli bilimlere ve moleküler arkeoloji çalışmalarına önemli katkılar sunmaktadır."
}
|
{
"en": "In addition, in the field of forensic science, genotyping of SNPs associated with physical traits such as eye, hair or skin colors and hair density is expected to be a useful tool for personal identification in the near future.",
"tr": "Ayrıca göz, saç ya da deri rengi ve saç yoğunluğu gibi fiziksel karakterlerle ilişkili SNP genotiplemesinin adli bilimler alanında yakın gelecekte kişisel kimliklendirme için yararlı bir araç olması beklenmektedir."
}
|
{
"en": "Hair density as a physical trait and studies on this topic are based on androgens.",
"tr": "Fiziksel bir özellik olan saç yoğunluğu ve bu konu hakkında yapılan çalışmaların temelinde androjenler yer almaktadır."
}
|
{
"en": "Although there are many different genes responsible for androgenic effect and androgenetic alopecia, it is mostly attributed to androgen receptor gen on chromosome Xq12.",
"tr": "Androjenik etkinin ve androgenetik alopesinin oluşmasından birçok farklı gen sorumlu olmasına rağmen X kromozomunun 12.lokusundaki androjen reseptör(AR) geni saçlılık veya saçsızlığa daha çok etki etmektedir."
}
|
{
"en": "The aim of this study is to determine AR StuI restriction fragment genotypes of individuals with different hair density.",
"tr": "Bu çalışmanın amacı, toplumumuzdaki farklı saç yoğunluğuna sahip bireylerin AR StuI restriksiyon bölgesi genotiplerinin araştırılmasıdır."
}
|
{
"en": "For this purpose, G→A single nucleotide polymorphism (SNP) (rs6152) of AR StuI restriction fragment was analyzed in 182 individuals.",
"tr": "Bu amaçla, 182 bireyde AR StuI restriksiyon bölgesindeki G→A tek nükleotid polimorfizmi araştırıldı ve AR StuI genindeki G→A tek nükleotid polimorfizminin (rs6152) genotip frekansları hesaplandı."
}
|
{
"en": "In this study, it is suggested that the prediction relies mainly on rs6152 in AR gene, in an exclusive approach: G/G-homozygotes are deduced to have low hair density (1 through 6 can be any value.).",
"tr": "Çalışmamızda AR geninde yer alan rs6152 adlı tek nükleotid polimorfizmi ile \"GG\" genotipli bireylerin düşük saç yoğunluğuna sahip olabileceği (1'den 6'ya kadar herhangi bir değer olabilir) ve \"AG\" ile \"AA\" genotiplerine sahip bireylerin ise yüksek saç yoğunluğuna sahip olabileceği sonucuna varılmıştır."
}
|
{
"en": "While a meticulous examination of blood stains might reveal information about a scene, a reconstruction is possible as well; on the other hand, this procedure requires specialization in the field of blood stain pattern analysis.",
"tr": "Kan lekelerinin dikkatli bir şekilde incelenmesi ile olay hakkında bilgi sahibi olunabileceği gibi, olayın yeniden kurgulanması da mümkündür ancak bu incelemeyi yapabilmek kan lekesi model analizi alanında uzmanlık gerektirir."
}
|
{
"en": "This requirement is fulfilled through theoretical and practical training of crime scene investigation teams and forensic science experts.",
"tr": "Bu gereksinim ancak alanda çalışacak adli bilim uzmanlarının ve olay yeri inceleme ekiplerinin teorik ve pratik eğitimi ile karşılanabilir."
}
|
{
"en": "When practical training is at issue, human blood use might lead to several problems in terms of ethics, accessibility, storage and contagion risk as a result of contamination.",
"tr": "Uygulamalı eğitim söz konusu olduğunda insan kanı kullanmak beraberinde etik sorunların yanı sıra bu kanın erişilebilirliği, saklanması ve kontaminasyon sonucunda meydana gelebilecek hastalık bulaşma riskini de doğurur."
}
|
{
"en": "These particular problems, which are frequently encountered with, led to a need of synthetic blood use, an artificial chemical substance whose physical features are the same as those of human blood.",
"tr": "Sıkça karşılaşılan bu sorunlar insan kanı yerine fiziksel özellikleri insan kanı ile aynı olan yapay kimyasal bir maddenin, sentetik kanın, kullanılma ihtiyacını doğurmuştur."
}
|
{
"en": "Studies indicate that the impact angle and falling height of blood on surface have an influence upon the size and shape of blood stains, and the impact angle blood drop on target surface can be estimated through utilizing the axis length of blood.",
"tr": "Yapılan çalışmalar, kan damlalarının hedef yüzeye çarpma açısının ve düşme yüksekliğinin, kan lekelerinin şekil ve boyutu üzerinde etkili olduğunu, kan lekesinin eksen uzunluklarından yararlanılarak, kan damlasının hedef yüzeye çarpma açısının hesaplanabildiğini göstermiştir."
}
|
{
"en": "Studies indicate that the impact angle and falling height of blood on surface have an influence upon the size and shape of blood stains, and the impact angle blood drop on target surface can be estimated through utilizing the axis length of blood. This thesis study will analyze whether synthetic blood can be used instead of human blood via an examination of how the particular physical variables such as the falling height and impact angle of blood drop affects the blood pattern which is to be created.",
"tr": "Bu tez çalışması sözü edilen fiziksel değişkenlerden damlanın düşme yüksekliği ile damlanın hedef yüzeye çarpma açısının, oluşturulacak olan leke modelini nasıl etkileyeceğini inceleyerek, sentetik kanın insan kanı yerine kullanılıp kullanılamayacağını araştıracaktır"
}
|
{
"en": "Aim: The aim of this study is to investigate and evaluate the medical malpractice claims carried to prosecutor office and the outcomes of them.",
"tr": "Amaç: Bu çalışmanın amacı yargıya taşınan tıbbi uygulama hatası iddialarını ve sonuçlarını araştırmak ve değerlendirmektir."
}
|
{
"en": "Material and Methods: The records of cases who had medical malpractice claim and inquiry by the Public Prosecuation Office of Kayseri from the period of 2008−2013 were examined retrospectively.",
"tr": "Materyal ve Metot: Tıbbi uygulama hatası iddiasıyla 2008-2013 yılları arasında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma dosyalarının kayıtları retrospektif olarak incelendi."
}
|
{
"en": "Sociodemographic characteristics of plaintiffs and health providers, processes and results of inquiry and court decisions were evaluated.",
"tr": "Tıbbi uygulama hatası iddiasında bulunanların ve sağlık personelinin sosyodemografik özellikleri, soruşturma ve mahkeme süreçleri ile sonuçları değerlendirildi."
}
|
{
"en": "Statistical analyses were performed by Pearson's Chi-Square Tests by using IBM 22.0 software and p value less than 0.05 was considered as significant.",
"tr": "Elde edilen veriler IBM 22.0 programına aktarılarak Pearson Ki kare analiz yöntemi ile istatistiksel açıdan değerlendirildi."
}
|
{
"en": "Results: Totally 118 files were examined.",
"tr": "Bulgular: Toplamda 118 dosya incelendi."
}
|
{
"en": "Plaintiff's mean age were 32,18±19,97 and 30,50±23,07 for females and males respectively.",
"tr": "Hatalı tıbbi uygulama yapıldığı iddia edilen olguların % 52,5'inin kadın, % 47,5'inin erkek olup yaş ortalaması kadınlarda 32,18±19,97, erkeklerde 30,50±23,07 olarak bulundu."
}
|
{
"en": "According to the expert reports, in % 12,8 of cases were found to be faulty.",
"tr": "Bilirkişi raporlarına göre olguların % 12,8'inde sağlık personeli kusurlu bulundu."
}
|
{
"en": "The most common area of medical malpractice was medical treatment errors with a ratio of % 42,9.",
"tr": "En sık hatalı tıbbi uygulama alanının tedavi hatası (% 42,9) olduğu saptandı."
}
|
{
"en": "In examining the distribution of cases based on speciality branch, it was determined that institution of inquiry ratios were % 28,8 in the area of obstetrics and gynecology, % 16,9 in neurosurgery, % 7,6 in urology and general surgery.",
"tr": "En sık kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarına (% 28,8), 2. sırada beyin cerrahi uzmanlarına (% 16,9) ve 3. sırada üroloji ve genel cerrahi uzmanlarına ( % 7,6) soruşturma açıldığı saptandı."
}
|
{
"en": "Keywords: forensic medicine, malpractice, legal liability, expert witness.",
"tr": "Anahtar kelimeler: adli tıp, tıbbi uygulama hataları, yasal sorumluluk, bilirkişilik."
}
|
{
"en": "The present research is an attempt to study on determining sex differences by using only bottom parts of the skull like foramen magnum, clivus, posterior cranial fossa and to manage this by using computerized tomography images. Images were monitored on the screen and measurements of the foramen magnum's anteroposterior diameter, transverse diameter, area, circumference; clivus's length, width, narrowest region; the volume of posterior cranial fossa were determined by using hospital automation system's features and with the aid of a graphic tablet.",
"tr": "Bu çalışmada kafatası kemiklerinde cinsiyet tahminine yardımcı olması açısından kafatası tabanında yer alan foramen magnum, klivus, posterior kranial fossa gibi anatomik oluşumlardan yararlanmak ve bunu yaparken kolaylıkla ulaşılabilecek Bilgisayarlı Tomografi metodunu kullanarak standart oluşturmak amaçlanmıştır."
}
|
{
"en": "Images were monitored on the screen and measurements of the foramen magnum's anteroposterior diameter, transverse diameter, area, circumference; clivus's length, width, narrowest region; the volume of posterior cranial fossa were determined by using hospital automation system's features and with the aid of a graphic tablet.",
"tr": "Grafik tablet yardımı ve BT çalışma istasyonundaki merkezi sistemin teknik özellikleri kullanılarak; Temporal BT'de foramen magnum uzunluğu, genişliği, alanı, çevresi; klivus uzunluğu, en dar yeri ve genişliğinin ölçüleri ile posterior kranial fossa hacmi tespit edilmiştir."
}
|
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.